Edit

Payment Support

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

Aslında askeri bir terim olan “strateji” konusunu 1970’li yılların başı itibariyle iş dünyasının gündemine gelmeye başladı. Peki neden daha önceden stratejiden veya stratejik planlardan bu kadar çok bahsedilmiyordu dersiniz?

Bu sorunun cevabını verebilmek için iş dünyasının dönüşümünü yorumlamak gerekir.

Endüstri devrimiyle birlikte 1900–1950 yılları arasında bir ürünü yapabilme yani üretebilme kabiliyeti en önemli konuydu. O dönemde otomobilin mucidi Henry Ford’ diyorlar ki, neden müşterilerin istediğini önemsemiyorsunuz, neden farklı renkli araçlar üretmiyorsunuz diyorlar. Bilindiği gibi dünyanın ilk seri üretim otomobili Ford model T. Bu araç uzun yıllar sadece tek model ve tek renk “yani siyah” olarak üretilmiştir. Henry Ford’ta diyo ki; “Müşteriler siyah olmak kaydıyla istedikleri otomobili seçebilir”. Bu ne demek oluyor? Çok açık, “Yaptığımı satarım” kimin ne istediğim umurumda değil.

  • 1970’lere gelindiğinde üretim konusu çoktan öğrenilmiş olduç.Tabi çok firma üretebildiği için “rekabet” denilen konu gündeme gelmeye başladı. Rekabet edebilmek için de artık yapabilmek değil, düşük maliyetli üretebilmek önemli olmaya başladı.
  • 90’lardaysa kaliteli olmak, global düşünmek, başka memkeletlerde iş yapmak ve markalaşmak kavramlar gündeme gelmeye başladı.
  • 2000’li yıllara gelindiğinde internetin, doğal olarak bilgi teknolojilerinin hayatın her aşamasına girmesiyle birlikte yönetim oyununun kuralları değişmeye başladı…

Şu açıdan da bakabiliriz…Zaman içinde aynı işi yapabilen şirketlerin çoğalmasıyla o askeriyedeki düşman kavramının yerini iş dünyasında “rakip” almaya başladı.

Özünde stratejik planlama, daha üstün olabilmek, rakiplerden daha fazla pazar payı elde etmek ve doğal olarak daha fazla kar edebilmek için önemli bir “yönetim aracı” olmuştur.

Yönetim aracı dediğimde bu kavram kafanızı karıştırabilir. İzninizle bunu biraz açayım…

Nasıl bir çiftçi tarladan mahsul almak için tarım araçları kullanıyosa, nasıl bir orkestra şefi harika bir müzik dinletisi için farklı özelliklere sahip enstrimunları başarılı bir şekilde bir araya getiriyorsa, yöneticilerde bir şirketi yönetirken farklı yönetim araçlarını kullanır veya kullanmak zorundalar.

Bu araçlarla ilgili Bain and Company danışmanlık şirketinin yaptığı ve sürekli revize ettiği bir araştırmadan bahsedeyim size…

Dünyanın dört bir yanındaki CEO’lara, çeşitli zaman dilimlerinde “acaba şirketiniz yönetirken hani yönetim araçlarını kullanıyorsunsunuz” diye soruyılar.

Sonuçlara yorumlayacak olursak? CEO’ların göre stratejik planlamayı bir yönetim aracıolarak neredeyse son 15 yıldır “genellikle ilk sırada” ya koyuyorlar.

Bu ada merak edenler için gelsin:)) Stratejik planlama hangi diğer yönetim aracıyla yarışıyor derseniz! O da CRM yani müşteri ilişkileri yönetimi!.

STRATEJİK PLANLAMA YAPMANIN FAYDALARI

Türkiye’de yapılan, sonucu acı bir araştırmadan bahsedeyim.

Ülkemizde kurulan işletmelerimizin %80’i bırakın yeni kuşaklara devrolmayı, kurulduktan sonraki ilk on yıl içinde yok olup gidiyor!

Bu sonuç bize ne gösteriyor? Şirketlerimizin ne yazık ki uzun ömür olamadılarını ve kaynaklarımızın boşa akıp gittiğini söylüyor.

Bu ömür kısalığının nedenlerine de bakmışlar! 10’a yakın sebep ortaya çıkmış. En önemlilerden birinin de şirketlerimizin veya liderlerimiz “günü kurtarma peşinde koştuğu”, uzun vadeli düşünemedikleri ve geleceği planlamada sınıfta kaldıkları sonucuna ulaşılmış.

Stratejik planlamanın en önemli faydalarına sırayla bakacak olursak.

1- Bunların ilki, stratejik planlama, “şirketin ömrünü uzatmaya” yardımcı oluyo. Akıllara gelen deli soruyu biliyorum… Uzun yıllardır var olan şirketlerin hepsi stratejik plan mı yaptı? Dimi? Bende şu söyleleyim… Yapmadığını kanıtlayabilir miyiz?

2- Stratejik planlama, tıpkı bir boksörün rakibini yenmesi için onun zayıf noktasını iyi tanıması veya penaltı kullanacak bir futbolcunun kalecinin hangi tarafta güçlü veya zayıf olduğunu bilmesi gibi “şirketin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkarmaya” yarayan bir metoda sahip. Ve inanın çokta basit…

3- Stratejik plan gündelik işlerden sıyrılıp geleceği düşünmemize yardımcı olur. Gelecekte sektörü etkileyecek değişimlerin neler olacak, hangi yeni rakiplerin ortaya çıkabilecek, hangi yeni müşteriler bizim müşterimiz olacak veya hangi ülkelerde faaliyet göstereceğiz gibi sorulara cevap arar.

4- Kimi bakış açılarına göre de strateji, “neyi yapmayacağınıza karar vermeye karşılık gelir. Yani, stratejik planlar, aynı zamanda seçimler yapmamıza, kararları önceliklendirebilmemize yardımcı olur. Mesela Ülker grubunun Godiva’yı alması, Kola Turkayı satması veya koç grubunun göz bebeği şirketlerinden Sek’i satması gibi şirketlerin hangi sektörlere gireceğine veya hangisinden çıkacağına rehberlik eder.

5– Ünlü Fransız felsefeci Montaigne diyor ki: Gideceği Limanı Bilmeyene Hiçbir Rüzgar Yardım Etmez”. Stratejik planlar birazda bu cümleyle ilgili. Bir işletmenin orta ve uzun vadede hangi rota ile hangi limana varacağını ortaya koymaya yarar. Eğer bu rota doğru belirlenmişse hangi seviyede olursa olsun yönetici değişimlerinde bu stratejik hedefler genelde değişmez. Bu da insana “yani yöneticiye olan bağımlılığı” en aza indirgemeye yardımcı olur.

6– Stratejik planlama aynı zamanda bir kurumun üst düzey yöneticilerini başarısını ölçebilmeyi sağlar. Düşünsenize, şirkete yeni bir genel müdür tayin ettiniz! Bu kişinin şirketi “daha iyiye mi yoksa geriye mi götürdüğünü” nasıl anlayacaksınız? İşte bunu stratejik planın desteği ile yapabiliyorsunuz. Hedefler belirleniyor, planlar yapılıyor, başarının nasıl ölçümleneceğine karar veriliyor ve ölçülerek raporlanıyor.

7– Stratejik plan aynı zamanda yönetim ve organizasyon şemasının yeniden gözden geçirilmesine neden oluyor. Örneğin büyümeye yönelik bir plan yapılmış ise hangi yeni pozisyonların oluşturulacağı, hangi yeni birimlerin açılacağı, kaç yeni kişinin şirkete dahil edileceği gibi konulara kafa yormanıza sebep oluyor.

8– Stratejik planın hem iç hem de dış iletişime dair oldukça fazla katkısından bahsedebiliriz. Daha çokta yönetimin kafasındaki vizyon, misyon ve değerlerin en alta kadar indirgenmesine, şirketin ne tür hedeflerinin olduğunun çalışanlarla anlatılmasına ve. herkesin aynı hizada düşünmesine aracılık ediyor.

9– İş dünyasında en çok görülen vakalardan biriside ne yazık ki her yöneticinin şirkette kendi yönetim eyaletini kurmuş olması. Buna yönetim literatüründe “silolarla yönetim” deniyor. Ne demek bu silolarla yönetim? Buna herkesin anlayacağı dilde başına buyruk ilerleyen, “siz-biz” kavgası yapan departman diyebiliriz. Özellikle şirket büyüdükçe her birim kendi içinde bir kültür oluşturur. İlglili birimde çalışanlar da zamanla birbirin güvenir, yöneticilerini şirketin liderleri olarak görmeye başlarlar. Kendine göre en önemli birimin çalıştıkları departman olduğuna inanmaya başlayarak en vazgeçilmezlerin kendileir olduğu hayaline kapılırlar. İşte stratejik planlama aynı hedefe odaklanmayı sağlar ve bu siloların ortadan kalkmasına yardımcı olur.

10– Stratejik planlamanın özellikle kamu kurumları için önemli katkısı var. Onların bütçe planlamasını yapabilmeleri ve bütçe disiplinini sağlamalarına yardımcı olur. Bu da zaten 5018 nolu “kamu mali yönetimi ve kontrol kanununa” göre stratejik plan yapma zorunluluklarından kaynaklanıyor. Özetle kanun derki, “stratejik plan yaparsan sana bütçe onayı veririm.

Özetlemek gerekirse, stratejik plan işletmeye bütünsel bakmanızı sağlar. İyi bir stratejik planlama kültürü oluşmasına bağlı olarak değişen şartlara göre nasıl uyum sağlanacağınıza, geleceğin nasıl birgelecek olacağına, kaynaklarınızı nasıl daha etkin kullanacağınıza, hangi işlere öncelik verip hangileri yapmayacağınıza katkı sağlar. Sonuç olarakta şirketi ve çalışanları daha yönetmeniz için sizi daha iyi bir yönetici yapar.

Stratejik planın daha fazla faydasından bahsetmek elbette mümkün. Ama ben şimdilik diğer konularda paylaşımlar yapmak üzere müsadenizi alayım.

Strateji, yönetim ve liderlik üzerine daha fazla okumalar yapmak için kamilbayar.com’daki bloğuma davet ediyor, güncel videolarımı izlemek için de youtube kanalıma abone olmanızı öneriyorum.

Hayat gönlünüzce olsun.

www.kamilbayar.com