Edit

Payment Support

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

Türkçe’de GZFT Analizi olarak bilinen  SWOT analizi, 1960’larda Harvard Üniversitesi’nde profesör olan Learned, Christensen, Andrews ve Guth tarafından geliştirilmiş kullanışlı bir yönetim aracıdır. Bu analiz modelinin,  stratejik planlama sürecinin en bilinen, en meşhur belki de en basit tekniklerinden biri olduğu da söylenebilir.

SWOT Analizinin temel mantığı ise, bir kurumun hangi konularda çok iyi olduğunu, hangi alanlarda  zayıf olduğunu tanımlamaktır. Aynı zaman dünya dönerken işletmenin etrafında meydana gelen değişimlerin kuruma tehdit mi oluşturduğu yoksa fırsat mı doğurduğudur.

SWOT Analizi Nerelerde  Kullanılır?

SWOT Analizi, işletme dünyasında stratejik planma ile birlikte anılıyor olmasına rağmen bu modelin sadece bu alanda kullanıldığını söylemek doğru olmaz. En temelde nerelerde kullanıldığını maddelemek gerekirse;

  • Bir kurumun stratejik planının yapılması esnasında, 
  • Bir projenin planlanma aşamalarında,
  • Bir kişinin bireysel gelişimi veya kariyerinin planlamasında..
  • Bir ülkenin diğer ülkelere göre nasıl üstün geleceği dair çalışmalarında 
  • Hatta bir ordunun savaşa hazırlanması veya savaş esnasında bile kullanılabilir.

Örneğin,  2020 yılının son çeyreğinde, Azerbaycan’ın topraklarını işgal eden Ermenistan ile yapılan savaşta, Azerbaycan’ın silahlı insansız hava araçları kullanarak Ermenistan ordusunu tuş etmesi SWOT Analizi için aslında yaşanmış bir örnek.  Burada Ermenistan’ın, Türkiye ile ilişkilileri güçlü Azerbeycan’ın, savaşta insansız hava aracı (SİHA) kullananacağını tahmin etmemiş olması ve sonucunda da hezimete uğraması bazı tehditleri öngöremedikleri anlamına gelir. Dahası Ermenistan’nın bu gibi aksiyonları engelleyecek hava savunma sistemlerinin olmaması da Ermenistan’ın zayıf yönlerinin farkında bile olmadığının savaş öncesi Azerbaycan’ı merkeze koyarak iyi bir SWOT analizi yapmadığının göstergesidir.

SWOT Analizinin Yorumlanması

SWOT Analizi, klasik bir Amerikan öğreti şekli olarak İngilizce terimlerin kısaltılmasıyla ve 2*2 matris şeklinde oluşturulmuş bir konsepttir. Dört terimin baş harflerinden oluşur. Bunlar:

  • S: Strenght – Güçlü Yönler
  • W: Waeakness – Zayıflık Yönler, 
  • O: Opportunies – Fırsatlar
  • T: Threats- Tehditler

Bu teknikte belki de bilinmesi gereken en kiritik nokta şudur: Güçlü ve zayıf yan işletmenin kaynaklarına veya kişinin kendisi yani iç yapılarına bağlıyken, fırsat ve tehditler kontrolünüzde olmayan çevresel faktörler, sektördeki değişimler, veya teknolojik gelişmelerle ilgili olduğudur.

SWOT Analizi Nasıl Kullanılır?

SWOT Analizinin kişiye göre kullanım şekli değişebilir.  Bu konuda tek bir doğrudan bahsedilemez. SWOT’u uygularken hangi konuda başladığınızın veya hangi kutucuğun içinde kaç madde olacağının hiç bir önemi yoktur. Bense insanların güçlü yönlerini daha hızlı söyleme eğiliminde olması ve biraz da olaylara psikolojik olarak pozitif açıdan bakmak için çalışmalarımda genelde güçlü yönlerden başlamayı tercih ediyor veya öneriyorum.

SWOT Analizi yaparken bilinmesi gereken diğer önemli nokta ise, değerlendirmelerin kime ve neye göre yapıldığıdır. SWOT Analizi mantığına göre çalışmalar sektördeki her türlü şirkete göre değil, asıl kurum için rakip olan, şirketle benzer işleri yapan sayıca az sayıda rakibe göre değerlendirilmesi gerektiğidir.  Buna da stratejik planlama çalışmalarında da  “esas rakip” denildiği bilinmelidir.

Güçlü Yönler.

Güçlü yönler, kurumun kayanaklarına, şirketin yapısına, kullandığı sistemlere ve elde ettiği başarılarına bağlı olarak ortaya çıkarılır. Bu esnada bazı sorulara cevap aranarak bunun maddeler halinde çalışması yapılır. Bunlar;

  • Şirketimiz rakiplerine neyi iyi yapıyor? 
  • Rakiplerin bizde olan ama kopyalamakta zorlanacağı şeyler neler?  
  • Bizimle aynı işi yapanlardan bizi üstün kılan konular neler?  

Dünyanın en büyük ve en bilenen kola markası Coco Cola’nın pazarlama yaklaşımlarında çok başarılı olduğunu herkes bilir. Şirket pazarlama işini o kadar iyi yapıyor ki, bilim adamlarının bile çözemediği başarılara imza atıyorlar. Örneğin, pazar araştırma ve pazarlama çalışamlarında Körtest denilen bilimsel çalışmadan bahsedilir. Bu testte tüketicileri bir masaya oturtulur, gözleri bağlanır ve Coca Cola ve Pepsi’nin marka etiketlerini sökülerek ismi belli olmayan kolalardan tatmaları istenir.  Çalışma bitince tüketicilerin gözü açıldığında veya marka ismi açıklandığında Pepsi tat olarak daha çok beğenilmesine rağmen, tüketici Pepsi’yi beğense dahi satın alırken yine de Coco Cola’yı alacağını söyler. İşte bu sonuç,  bu şirketin pazarlama kaslarının çok güçlü olduğunu bize göstermiş oluyor.

Zayıf yönler: 

Zayıf yönlerde güçlü yönler gibi kurumun kendisiyle ilgili olan konulardan kaynaklanan ve rekabette geri kalmaya neden olan maddelerdir. Zayıf yönleri de ortaya koyabilmek için bazı önemli sorulara cevap aranır. Bunlar:

  • Rakiplerinizin veya bizimle benzer işleri yapan firmaların bizde daha iyi yaptığı ama sizin yapamadıklarınız neler?  
  • Rekabette bizi geri kalmamıza neden olan, çözüme kavuşturamadığınız veya üstesinden gelemediğini problemleriniz var mı?  

Zayıf yönler aslında bir kurumun veya kişinin gelişim alanlarıda tekabül eder. Burada önemli olan nokta ise, ciro, büyüme veya şirketin rekabet edebilmesi için gereken yapı ve sistemlerin bir vizyon çerçevesinde doğru bir şekilde ele alınması gerektiğidir. Bu doğruluk meselesi de aslında şudur. Her kurumun elbette çeşitli zayıf noktaları vardır ama bu zayıf yanlardan hangisinin daha önemli ve etkisinin daha fazla olduğunun doğru tanımlanması gerektiğidir.

Fırsatlar!

Fırsatın yorumu sadece SWOT Analizinde değil, her alanda  nereden bakıldığına göre değişir.  Örneğin sizin fırsat gördüğünüzü bazıları tehdit, veya sizin tehdit gördüğünüzü başkaları fırsat görebilir. 

Fırsat analizinin etkisinin en derin yaşandığı yer genelde teknolojik gelişmelerden kaynaklandığını görüyoruz. Teknoloji gelişirken kurum kendini güncelleyemiyor ve rakibe karşı yenik düşülme durumu varsa bu ciddi bir tehdit anlamına gelir. Kurumun değişimleri iyi okuyup zaman içerisinde para, efor veya kaynaklar yatırıma, ar-geye veya ür-ge aktarılır ve bir süre sonra bunların meyvesini almak kaydıyla atağa kalkma, yeni kazanç yolları bulma ihtimali varsa bu ciddi bir fırsat olarak değerlendirilebilir. 

Örneğin, yerelde çalışan bir şirket olduğunuzu varsayalım. Hangi ülkede veya bölgede işinizi bir adım öteye götürecek fırsatlar var diye düşünmek fırsat analizi sayesinde olabiliyor. Bu da  size olaylara farklı çerçevelerde bakmanızı sağlıyor diyebiliriz.

Tehditler

Benim deneyimlerim işletmelerimiz veya liderlerim tehdit ve risk öngürülerini yapma konularında çok iyi olduğunu söylemiyor. 

Örneğin bir üretim işi yapıyorsunuz ve tek veya sınırlı sayıda müşteriyle  çalışıyorsunuz. Eğer bu müşteri sizi bir gün çeşitli nedenlere bağlı olarak bırakır başkasına giderse ne yaparsınız? Veya ciddi bir üretim tesisiniz var ve tek bir tedarikçiye bağımlı çalışorsunuz. Peki bu tedarikçi finansal zorluğa girer veya ürünlerinizi tedarik edemezseni ne olacak? Bu işlerinizi derinden etkilemeyecek mi? Cevap çok basit: Tabik ki! 

Aslında Covid-19 sürecinde bir çok işletme bunun etkisini hücrelerine kadar hiisetti diyebiliriz. Nasıl oldu derseniz, özellikle hammadde konusunda tamamen Çin’e veya yurt dışına bağımlı çalışan şirketlerin bu süreçte zorlandığını hatta bir kısmının neredeyse kepenk indirme noktasına geldiğini söyleyebiliriz. 

Fırsat tarafında örnek verdiğimiz Coco Cola’dan hareketle tehdit konumuzu pekiştirmek isterim. Bilindiği gibi Coca Cola ticari sır gereği iksirini açıklamıyor. Durum böyle olunca, kimi zaman kola karşıtları veya rakiplerin de markayı köşeye sıkıştırmak, ona zarar vermek için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Kimisi içerğinde alkol olduğu ama söylenmediğini, kimileri ise böceklerin hammadde olarak kullanıldığı idda ediyor.  İşte bu tarz durumlar, markanın pazarlamada üstad olsa dahi kimi zaman ciddi bir tehditlerle mücadele ettiğine şahitlik ediyoruz.

Tehdit konusuna işletme özelinden bakacak olursak: Uzun yıllar kurumda çalışmış, iş bilgileri yüksek kritik bir çalışanın rakip firmaya geçmesi kişinin hiyerarşideki seviyesine bağlı olarak değişmekle birlikte bir tehdit unsuru ortaya çıkarır. 

Diğer açından, tehdit konusunda kitaplara, makalelere girmiş bir örnekten de bahsetmemek olmaz diye düşünüyorum. Bir dönem Japon otomotiv devi Toyota, arabanın icat edildiği ülke olarak tanımlanan Amerika’da kendi segmentinde pazar payında lider alarak tüm rakiplerine kök söktürdüğü biliniyor. İşte Toyota’nın o dönemdeki Amerikan otomotiv üreticileri için oluşturduğu şey ciddi bir tehditti.

Özetle SWOT Analizi

  • Ortaya net bir resim koyar . Bu resmin size gösterdiği zayıf noktaları nasıl güçlendireceksiniz? Veya tehdit olarak algıdıklarınızla nasıl başa çıkacaksınız? Buna cevap arar.
  • Şirketinizi büyütürken veya geliştirirken belirsizliklerin her geçen gün arttığı bu dünyada “önünüzü daha iyi görmek için ışık tutan bir projesktör görevi üstlenir.
  • Bir ava çıktığınız bir ormanda çalının ardından gelen sesin bir geyiğe mi, yoksa bir ayıya mı ait olduğunu anlamanıza yardımcı olur.
  • SWOT Analizi pandemi, savaş, kaos  ortamlarının öncesinde veya esnasında isabetli öngürler yapmamıza olanak sağlar.

Normalde SWOT Analizini yapmak aslıda çok basittir. İş dünyasının asıl sorunuysa; bu tarz çalışmaların yapıldıktan sonra raflarda kaldırılıyor olmasıdır.  Halbuki önemli olan ise,  SWOT Analizi sonrasında neler yapılacağı, kimlerin neyden ne şekilde sorumlu olacağıdır. 

SWOT Analizi, ister bireysel gelişim için, ister kariyeri planlamak için, isterseniz şirketin daha iyiye gitmesi için kullanılsın. Yapılması şart olansa mümkün olduğunca bahsi geçen konularda “katılımcılığı” destelemek, “samimi” ve “gerçekçi” olmaktır. Eğer olmazsanız, unutmayın! Sadece kendinizi kandırırsınız. Zaten en sonunda da bunun cezasını yine siz çekersiniz.

Hayat gönlünüzce olsun.

Dr. Kamil BAYAR