Stratejik Plan mı Yapıyorsunuz Yoksa Kendinizi mi Kandırıyorsunuz?

Günümüzde rekabetin şiddeti oldukça yüksek. Aynı işi yapan firma sayısı her geçen gün artarken ürün veya hizmetler arasındaki farklar da sürekli azalıyor. Bu rekabetçi ve kırılgan ortamda stratejik düşünenler, işini farklı yapanlar, müşterisine değer katanlar ayakta kalmayı başarabilirken, bunları yapamayanlar her geçen gün kan kaybediyor.

Şirketler, başarılar elde edebilmek veya elde edilen başarıları sürdürebilmek için sürekli yeni stratejiler geliştirirler ve bunların uygulanması için bir çok zorluklara katlanılır. Stratejilerini hayata geçirebilmek için “sözüm ona” kaliteli profesyoneller transfer ederler, çalışanlarına eğitim aldırırlar veya içi tam doldurulmayan liderlik söylevleri geliştirirler. Ama araştırmalar gösteriyor ki;

Şirketlerin belirlediği stratejilerin %10’dan daha azı etkin bir şekilde hayata geçirilebiliyor. Yanlış duymadınız, hararetli strateji toplantılarında alınan stratejik kararların %90’ı tam olarak hayata geçemiyor.

Bu stratejileri uygulamakta neden zorluk çektiğimizi hiç düşündünüz mü?

Elbette bu gerçeği açıklamak için çokça neden sayılabilir. Ama başarılı şirketlerin veya strateji danışmanlarının öğrenerek edindiği tecrübeye göre stratejilerin hayata geçememesinin ana nedeni; stratejik planlarla performansın ilişkilendirilmemiş olmasıdır.

Son dönemlerde gerek kamu gerekse özel sektörde bir stratejik plan yapma sevdasıdır alıp başını gidiyor. Kamu sektörüne baktığımızda devletin çıkarmış olduğu kanun kamu kurumlarına stratejik plan yapmalarını zorunlu kılıyor. Hatta stratejik planı olmayanlara bütçe musluğunu bile açılmıyor. Peki, kamu kurumları gerçekten stratejik düşünüp uzun vadeli stratejiler belirliyorlar mı? Cevabı keşke olumlu olabilseydi ama maalesef koca bir “Hayır”. Ne yazık ki, genel uygulama; ilişki temelli bulunan bir danışman firmaya bu planların yaptırılması ve afilli sunumlarla sürecin kapatılması şeklinde oluyor.

Özel sektörde durum çok mu farklı? Değil! Hatta kanunun zorlamasından kaynaklı bir çok kamu kurumu stratejik planlama işini özel sektörden önce öğrendidiyebilirim. Özel sektör de son dönemde bu konuda ciddi bir atağa kalktı. Bazıları daha konudan bihaberken, bir çoğu yeni stratejik planlama departmanı kuruyor.Firmaların belirli bir kısmı da fiili stratejik planlama tecrübesi olmayan ama sektördeki açığı görüp “biz de stratejik plan yapıyoruz” diyen danışmanlar nezaretinde stratejik planlarını yapmaya başladılar. Tabi, bu işi uzun yılladır yapan ve rüştünü ispat etmişleri kapsam dışında tutuyorum.

Planlar yapılıyor yapılmasına da, bunun hayata geçirilmesi için gerekli olan üst yönetim desteği, liderlik, yöneticilerde geliştirilmesi gereken stratejik bakış açısı veya performansla ilişkilendirmeden ne haber? Uzun emekler sonucunda hazırlanan stratejik planların hayata geçirilmesi için gerekli olan önemli yönetimsel konular gözardı edilirse yapılan bu çalışmanın, uygulanmayı bekleyen bir plandan öteye geçemeyeceğinin kesinlikle unutulmaması gerekir.

Evet stratejik planlama yaparak yönetim fonksiyonlarının ilk adımı olan “planlama” işini layıkıyla yapmış oluyoruz ama masanın diğer bacakları olan “organizasyon, yürütme ve kontrol” foksiyonlarının kalitesi ne durumda?

Eğer stratejik planı yapıp, her fırsatta pazarlamasını yaptıktan sonra raflarımızda tozlandırmaya bırakıyor ve yılın sonunda fırsat bulup ne durumdayız diye bakıyorsanız kimse kusura bakmasın ama siz stratejik yönetim işini yapamıyor, kaynakları israf etme ve kendinizi kandırma işi yapıyorsunuzdur.

  • Posted by kamilbayar
  • 0 Comments
  • 0 likes
Tags: performans, planlama, strateji, stratejik planlama, stratejileri uygulama, yönetim fonksiyonları

0 Comments

Leave Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *