Dilenciden Pazarlama Stratejisi Öğrenilir mi?

Dilenciler ülkemizin bilinen bir gerçeği. Kimi gerçekten ihtiyacı olduğu için dilenirken kimilerinin de bu işi profesyonel bir iş olarak yaptığı ortaya çıkabiliyor.

Uzmanlık alanımla ilgili olmayan vakaları gördüğümde kendimce bir yorum yapar, öğrendiğim teorilerle gördüğüm uygulamaları eşleştirmeye çalışarak somut bir sonuca varırım.

Özellikle pazarlama alanında kariyer yapanlar veya eğitim alanlar pazarlamanın meşhur 4P, 5P, 6P hatta 9P gibi kısaltmalarını ezbere biliyorlardır. Geçenlerde yaşadığım bir olay ile pazarlamanın önemli bir P’si olan “Promotion” u somutlaştırmaya çalıştım.

Bayram günü cami çıkışında yine bilindik manzaralardan birisine daha denk geldim. Cemaat camiden çıkarken cami merdivenlerine sıralanmış dilenciler, Allah’a yaklaşmak için ibadete gelen insanlara, “Allah” ile başlayan sayısız cümle sarfediyor ve tam zamanında yardım talep ediyorlardı.

Her zaman olduğu gibi dilenenlerin kimi bayan, kimi erkek kimi ise maalesef daha çok küçük yaşlardaki çocuklardı.

Cami kapısından biraz uzaklaşarak dilencileri izleme başladım.

  • Çocuk olan dilenci, hemen kapının çıkışında, elinde bir poşet ile cemaate alttan yukarı bakarak ve yüksek sesle yardım talep ediyordu. Onu çıkış anında farketmeyen kişi neredeyse yok gibiydi.
  • Bir sonraki ise, orta yaşlarda bir bayan ve kucağında çocuk ile yardıma muhtaç olduğunu acınaklı cümlelerle haykırırken, kucağındaki çocukla da açık bir mesaj vermeye çalışıyordu.
  • En arkada ise çok genç bir yaşta bir bayan vardı. Belli ki dilenmekten hoşlanmıyordu ve sesini çıkarmadan, başını önüne eğerek elindeki poşetini açıyor ve kim ne verirse ona razı oluyordu.

Dakikalarca bu manzarayı izledim. Ne tür cümleler kurduklarına, insanlara nasıl hitap ettiklerine, nerede durduklarına, ses tonlarına ve ne tür argümanlar kullandıklarına dikkat kesildim.

  • En önde duran çocuğun sesi çok yüksek çıkıyordu ve haykırmasıyla ben buradayım diyordu. Cemaate de o kadar yakındı ki, ilk onu gören insanlar gönlünden kopanları ilk onun poşetine atıyordu.
  • Boyu küçük olduğu için çocuğu görmeyen bir kısım insan da kucağında bebeği olan bayanı görüyor ve onun poşetine bir şeyler bırakıyordu.
  • En arkada, sessiz sedasız duran genç kızın poşetine ise, çok nadir sayılacak yardımlar atılıyordu.

Hani bize öğretilen ve Türkçeye tercüme ettiğimizde tam karşılığı olmayan ve bazen yanlışlıkla promosyon olarak anladığımız pazarlamanın önemli bir P’sinin (Promotion) örneğini bu dilenciler vakasında kendini gösterdiğini farkettim.

Tıpkı markalarda veya pazarlama stratejilerinde olduğu gibi dilenciler de hitap ettiğini kitleye sesini duyurmak, taleplerini uygun bir ses tonuyla aktarmak ve kendisinin yakında bir yerde olduğunu anlatmak istiyordu. Çetin rekabet burada da kendisini gösteriyor ve daha iyi stratejisi olan daha çok kazanıyordu. 

Özellikle rekabetin çetin olduğu, benzer ürünlerin piyasaya sürüldüğü pazarlarda buna benzer uygulamaların sık yapıldığını görürsünüz. Hayalinizde canlanması için şu çok bilinen deterjan markalarını düşünün. Ürünlerin gerek içerikleri, gerek fiyatları gerekse vaad ettikleri değer o kadar benzer ki, tüketici neye bakarak bu ürünleri tercih etmeli? Bu  sorunun genelde ter bir cevabı yoktur.

Ama bu tür durumlara uygun düşen pazarlama strateji genelde; “sesin çok çıksın, ilk sen hatırlan” yaklaşımı şeklindedir. Yani, müşterilerde etki bırakan reklamlar (promotion) veya pazarlama uygulamaları, rakiplerin arasından sıyrılmayı sağlayan önemli argümanlar olarak karşımıza çıkıyor.

Sürekli ses çıkarmak, müşterilere ”ben buradayım” demek, müşteriler markete girdiklerinde önlerine kendi ürünlerimizi çıkarmak veya müşterinin ilk aklına getirmek kolay mı? Biliyorum bu iş kolay olmadığı gibi süreklik ve yüklü pazarlama bütçesi gerektirdiği için zannedilenden daha da zordur.

Dilenciler ne pazarlamanın P’lerini bilir ne de pazarlama gurusu P.Kotler’i duymuştur. Ama rekabetin gerçekleri onlar tarafından da çoktan farkedilmiştir.

Bunlar kısaca;

  • Kitlene (müşterine) yakın ol,
  • Duymak istediklerini ilgi çekici şekilde söyle,
  • Rakiplerinden bir adım önde ol,

Ve bunu sürekli kıl!

Sizde tıpkı bu küçük dilenci gibi düşünün.

Bakın bakalım stratejiniz hayat buluyor mu?

Herkese stratejik düşünmeler.

  • Posted by kamilbayar
  • 0 Comments
  • 0 likes
Tags: dilenciden pazarlama, pazarlama, pazarlama stratejisi, strateji

0 Comments

Leave Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *