Baş Ol da Soğan Başı Ol! , Yetenek Yönetiminin Bizcesi

Kabul edelim, toplum olarak “baş” olmaya çok meraklıyız. Bu eğilimin nereden geldiğini merak ediyorsanız bu konuya ilişkin atalarımız ne demiş buna göz atarak anlamaya çalışalım.

Baş ile ilgili atasözlerimizden bazıları; “Baş başa bağlı, başta padişaha”, “Baş nereye giderse, ayak da oraya gider”, “Başı büyük olan bey olur, ayağı büyük olan çoban”, “Balık baştan kokar” en dikkat çekici olanı da “Baş ol da, soğan başı ol”.

Malum atasözlerimiz yaşanmışlıklardan hareketle, çok defa tecrübe edilerek, topluma ilham vermesi için söylenegelmiştir. Atasözlerimizin ilham verme özelliğine ek olarak aynı zamanda toplumumuzun tavır ve davranışlarını da şekillendirmeye  yardımcı olduğunu kabul etmeliyiz.

İş hayatındaki insanların neden ilk fırsatta “baş” olmak istediğini hiç düşündünüz mü? Başarılı olmak, yüksek kazançlar elde etmek için illa bir şeyin başı olmak şart mıdır?

Daha okul yıllarında, sınıf başkanı olmakla başlayan bu macera, organizasyonlarda veya sivil toplum kuruluşlarında bir birimin başkanı, üniversitelerde bölümün başkanı, şirketlerde grubun başkanı, ülke yönetiminde bakanların başı veya Cumhur’un başı olmak diye devam eder.

Daha yeni mezun arkadaşlarımızdan tutun, yönetim kelimesinin ne anlama geldiğini dahi bilmeyen çalışanlara kadar bir çok kişi bir an önce müdür veya yönetici olma eğiliminde olabiliyor.

– Peki iş hayatındaki kariyer kavgalarına ne demeli?.

– Neden ben değilde “o” atandı polemikleri?

Neden bu kadar “bir şeyin başı” olma eğilimindeyiz diye düşündüğümde ana nedenin sistemlerimizde olduğunu düşünüyorum. Peki ama hangi sistem? Aklınıza hangi sistem geliyorsa çoğunu rahatlıkla bu kategoriye dahil edebiliriz: Eğitim sistemi, sınav sistemi, seçme-yerleştirme sistemi, ücret sistemi, olmayan kariyer sistemi ve daha nicesi.

Peki bu önemli problemi nasıl çözeceğiz?

Konuya iş hayatı çerçevesinden baktığımızda; sürdürülebilir rekabet, karlı büyüme, etkin stratejiler oluşturabilme, inovasyon, hepsinden de önemlisi “küresel güç olabilmek” için yönetim guruları son dönemde hep şunu dile getirmeye başladılar: “İnsan Kaynağınızı İyi Yönetin”.  Global çapta yapılan araştırmalara baktığımızda da, bazılarını bizler daha yeni duysakta; yetenek yönetimi, genç beyinlerin yönetimi, küresel akıl yönetimi, açık inovasyon gibi konuların ön plana çıktığını görmekteyiz. Peki bizim gibi kurumsallaşma sancıları çeken, şirketini, finansını, bütçesini yönetmekten aciz ülkelerin insan denilen kaynağını nasıl yöneteceğine dair bir fikri olan var mı?

Aslında bunun bir yöntemi var: “Yetenek yönetimi”.

Yetenek yönetimi özetle; elinizde bulundurduğunuz insanları doğru zamanda ve doğru yerde, uygun yeteneklere göre değerlendirmeyi ve onlardan maksimum performans almayı amaçlar. Bu  yaklaşım her çalışanınızı müdür veya “bir şeyin başı” yapmanızı söylemez. Yani, bir şeyin başına koyacağınız kişiler kadar koymayacaklarınızla da ilgilenmenizi ve kurumun başarısı için gelecek vaat edenlere de yatırım yapmayı önerir.

Konuyu biraz daha somutlaştırmak gerekirse; beyin cerrahisi alanında ilk akla genel başarılı bir beyin cerrahının bu alanda çok başarılı olması nedeniyle bir hastaneye başhekim olarak atanmasını ve hastanenin idari işeriyle de ilgilenmesinin istenmesi buna örnek verilebilir. Evet, bir doktor alanında çok iyi bir cerrah olabilir ama bu başarılı teknik göstergeler bu kişinin iyi bir yönetici olacağını söylemez. Eğer bu yaklaşımla yapılan bir tayin terfi sisteminiz varsa; bu göreve böyle birisini atamakla sadece doktoru kaybetmekle kalmaz, hastaneyi de yanlış veya zayıf yönetim uygulamalarıyla baş başa bırakabilirsiniz. Tabi bu tarz örnekleri sadece hastane özelinde değil, iş hayatının tüm kılcallarında da görmemiz mümkün: Pazarlama, planlama, satış, insan kaynakları veya bilgi teknolojileri departmanları.

Neden, alanında uzman bir doktor, yöneticilik vasıfları olmadığını bildiği halde başhekim olmak ister? Veya dünyanın en iyi yazılımcılarının geliştirdiği kalitede kod yazan başarılı bir bilgisayar mühendisi yönetici olmak için uğraşır?

Cevap çok basit: Sistemin sunduğu haklar ve imkanlar.

Siz hangi şirketimizde, alanda uzman  yazılım mühendisine yüksek maaş, araç veya önemli faydalar sağlayacak yan hak paketlerinin verildiğini duydunuz? Açık söylemeliyim ben duymadım!  Ama yöneticilik yetkinliklerine bakılmaksızın birden fazla mühendisi, uzmanı veya hekimi yönetmek için “baş” yapılmış kişilere herkes bir şekilde şahit olmuştur.

Tıpkı üniversiteyi okuyan herkesin doktor veya mühendis olmasını hayal edemeyeceğimiz gibi, iş hayatın da herkesin müdür veya yönetici olmasını da bekleyemeyiz. Bunun en güzel örneklerini, ABD’de veya bazı Avrupa ülkelerinde görebiliyoruz. Bu ülkelerdeki kimi uzman seviyesindeki insanlar, herhangi bir “baş” ünvanına ihtiyaç duymadan uzmanlığını kullanarak yüksek kazançlar elde edebildiği gibi, sırf uzmanlığından dolayı oldukça saygın noktalara getirilebiliyor.

Şu bilinmelidir ki; herkesten yönetici olmaz. Başarılı olmak, yüksek kazançlar elde etmek  için herkesin yönetici olması da şart değildir. Burada önemli olan; kim hangi yeteneklere sahip bunu keşfetmek ve buna yönelik aksiyonlar almaktır. Tabi bu aksiyonları alırken keyfi uygulamalar yerine genel kabul görmüş kariyer ve yetenek sistemi çerçevesinde olaylara yaklaşılması da önemlidir.

Eğer siz, kişilere fayda sağlayacak sistem kurarken bu yapıyı “yukarı çıktıkça daha çok kazanırsın, daha çok hak elde edersin” seklinde kurarsanız, kusura bakmayın ama kimse bir konunun uzmanı olmak istemez ve yönetici olabilmek için kariyer savaşlarına tüm hızlarıyla devam eder.

Yüksek sayıda genç nüfusa sahip bir ülke olarak, gerek okullarda eğitim alan her bir gencimizi, gerekse yeni mezun bir çalışanımızı farklı bir yetenek olarak görmek hepimizin boynunun borcudur. Bu gençlerimizin yeteneklerine uygun iş alanları oluşturamaz, bu yetenekleri elde tutamazsak işte o zaman kaybımız hesaplanamaz seviyede olacaktır.

Güçlü ülke ve güçlü markalar oluşturma hayallerimiz mi?  Yetenekleri yönetmeyi öğrenmezsek onlar da hayalden öteye geçemez.

  • Posted by kamilbayar
  • 0 Comments
  • 0 likes
Tags: baş olda soğan başı ol, inovasyon, insan kaynakları yönetimi, sistem kurma, yetenek yönetimi, yetkinlik

0 Comments

Leave Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir